Anadolu Engelliler Birleştirme Derneği Erzurum Şubesi Başkanı Mecithan Papağan, Türkiye'nin uzun yıllardır mücadele ettiği terör sorununu geniş bir perspektiften ele alarak dikkat çeken bir açıklama yaptı. Papağan, terörü yalnızca silahlı çatışmalarla sınırlı görmenin büyük bir yanılgı olduğunu belirterek, toplumun her alanına yayılan görünmez tehditlere dikkat çekti.
Papağan, açıklamasında terörün artık biçim değiştirdiğini, yalnızca güvenlik güçlerinin dağlarda verdiği mücadeleyle sınırlı olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Terörsüz bir Türkiye hepimizin ortak ülküsüdür"
"Terörsüz bir Türkiye düşüncesi, bu ülkede yaşayan her bireyin yüreğinde taşıdığı ortak bir ütopyadır. Kimliklerimiz, siyasi tercihlerimiz, yaşam tarzlarımız farklı olsa da terörsüz bir ülke isteğinde birleşiriz. Buna karşı çıkacak sağduyulu hiç kimse yoktur."
Papağan, silahlı terörün yalnızca görünen boyutu olduğunu ifade ederek, günümüzde çok daha karmaşık ve görünmez terör türlerinin toplumun iliklerine kadar işlediğini dile getirdi.
"Uyuşturucu, gıda, enflasyon ve şiddet… Bunlar da birer terördür"
Açıklamasında uyuşturucu bağımlılığını "gençlerin hayatını sinsice söndüren karanlık bir el", gıdadaki denetimsizliği ise "sofradaki ekmeği bile tehlikeye atan bir bomba" olarak nitelendiren Papağan şöyle devam etti:
"Uyuşturucu terörü gençlerimizin umutlarını çalıyor. Gıda terörü halk sağlığını bir mayın tarlasına çeviriyor. Enflasyon terörü ise kurşun sıkmadan insanların gelecek hayallerini yıkıyor. Kadına yönelik şiddet terörü toplumun vicdanını kanatıyor. Trafik terörü ise her gün onlarca ocağı söndürüyor."
"Bazen bu kayıplar, sıcak çatışmadaki kayıpları bile aşıyor"
Trafik, şiddet ve uyuşturucu kaynaklı kayıpların bazı dönemlerde çatışmalardaki kayıpların üzerine çıktığını belirten Papağan, bu nedenle terör kavramına çok daha kapsamlı bakmak gerektiğini söyledi.
"Silahlı terörün bitmesi hepimizin dileği ama sorunlar bununla bitmeyecek"
Son günlerde kamuoyunda yer alan olası temas ve görüşmelerle ilgili değerlendirmede bulunan Papağan, şunları ifade etti:
"Eğer kırk yıllık silahlı terörü bitirecek bir kapı aralanıyorsa, elbette milletçe memnun oluruz. Ancak insan 'Bu adımlar daha önce atılsaydı bunca acı yaşanmazdı' demeden edemiyor. Bir devletin en asli görevi vatandaşının can güvenliğini sağlamaktır."
"İktidarların görevi sadece bir terörü bitirmek değildir"
Papağan, açıklamasını toplumun tamamını ilgilendiren bir çağrı ile sonlandırdı:
"Terör yalnızca dağdaki bir grubun eylemlerinden ibaret değildir. Hayatın her alanına sızdığında ülkeyi gelişmekten alıkoyan görünmez zincirlere dönüşür. Bu nedenle iktidarların sorumluluğu, uyuşturucudan gıdaya, ekonomiden trafik güvenliğine kadar tüm tehdit alanlarında kalıcı ve kapsamlı politikalar üretmektir."
Mecithan Papağan'ın bu kapsamlı değerlendirmesi, toplum güvenliği ve sosyal yapıyı tehdit eden tüm unsurların terör kavramı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine yönelik önemli bir farkındalık oluşturdu.