Vamık Volkan'ı hatırlayan kalmamıştır galiba...ben de nasıl hatırlatacağımı bilemiyorum...adamın özet cv'si on sayfa ve burası bir Facebook sayfası...
1932 doğumlu ve Kıbrıslı bir Türk...politik psikolojide deha kabul ediliyor ve bu alanda dünyadaki en muteber bilim adamı...ABD başkanları dahil, kendisine danışmamış yahut kendisinden istifade etmemiş politikacı hemen hemen yok...
Sigmund Freud’un psikanalizini, Hannah Arendt’in toplumsal bellek anlayışını, Carl Jung’un kolektif bilinçdışı kavramını politik psikolojiye dahil eden bir bilim adamı düşünün...otuzdan fazla yayınlanmış kitap ve ikiyüzden fazla makale...
Buraya kadar okuyan arkadaşlar Vamık Volkan'ı Türkiye'ye beğendirmenin imkansızlığını tahmin ederler ve öyle de oldu...Atatürk'e narsist demesinden başlanarak hemen her söylediği tartışıldı ve tahmin edileceği üzre her defasında Vamık Volkan haksız çıkarıldı...
(Burada sayfa arkadaşlarıma bir soru...nasıl, yumuşak bir üslupla anlatabildim mi...)
...
Sırayı çok bilemediğimden Şerif Mardin'le başlamıştım ki hakkında uzun uzun konuşabilirim...sonra Muzaffer Şerif ve nihayet Vamık Volkan...hakkında en az bilgim olan diyebilirim...
Çok az şey öğrenebildiğim Vamık Volkan'dan öğrendiklerimin en kıymetlisi: Geniş Grup Kimliği...
Şöyle diyor: “Geniş grup” terimini, çoğunun birbirlerini asla tanımayacağı ya da görmeyeceği ama aynı olma duygusunu, bir geniş grup kimliğini paylaşan onlar ya da yüzlerce bin ya da
milyonlarca insana işaret etmek için kullanıyorum. Geniş grup kimlikleri şunun gibi ortaklıklar şeklinde telaffuz edilir: biz Aleviyiz, biz Türküz, biz Katolikiz, özel bir dini kült ya da tarikat mensubuyuz; ve/yahut siz Ortodoks Yahudilersiniz, siz Almansınız, siz IŞİD’çisiniz, siz komünistsiniz...
Sonra geniş grupları ikiye ayırıyor...birincisi, çocuklukta dahil olunan gruplar ki bence içine doğulanlar olmalı...dini grup, ulusal grup gibi...
İkincisi yetişkinlikte dahil olunan gruplar...genellikle birinci tür geniş grup kimliğini kaybetmeden dahil olunan gruplar...bu grupları legal veya illegal partiler, örgütler ve benzerleri gibi anlayabiliriz...
Bu kısmı kısaltamadım kusura bakmayın...aynen naklediyorum...
''Çocukluğumuzda kumaş gibi iki katmanı giymeyi nasıl öğrendiğimizi düşünün. Birinci katman olan bireysel katman kıyafet gibi bize rahatça uyar. Bu, bireyin kalıcı ve değişmez bir
aynılığa dair içkin hissini sağlayan öz bireysel kimliğidir.
İkinci katman bir çadır bezi gibi bol olsa da aynı geniş grup çadırı altındakilerle bir aynılık hissini paylaşmamızı sağlar. Çadırın direği
(siyasi lider) çadırı ayakta tutarken, çadır bezi hem lideri hem de onun temsil ettiği grubu korur ve binlerce ya da milyonlarca insan tarafından paylaşılan geniş grup kimliğini temsil eder.
Her çadır bezinin üzerinde sadece geniş grubun üyelerine ait olan “kimlik belirteçleri” vardır. Bazen, başka bir dev çadırın bezi üzerindekine benzeyen belli bir dini sembol gibi bir
tasvir bu çadırın bezi üzerinde de ortaya çıkabilir.''
...
Geniş Grup Kimliği'nin koruyuculuğu...mesele burada, birey daima güven arar ve daima korkudan azade olmak ister...korkacaksa da bir çadırın altında ve çadırdakilerle birlikte korkmayı tercih eder...
Geniş grup kimliğinden kopanların alelacele başka bir geniş grup kimliğine dahil olmaları bu yüzden...
Asla razı olmayacaklarını düşündüğünüz şeylere kolayca razı olan arkadaşlarınıza bir de bu gözle bakın...geniş grup kimliğinden nasıl kopsunlar...
Bir de altına girdikleri çadır iktidar meydanına kurulmuşsa...
...
Yine uzadı...vakit geç oldu ve ben yoruldum...aslında niyetim...geniş grup kimliği ve sosyal medya başlığı altına bir şeyler yazabilmekti...girişi bile tamamlayamadım...
Azımı çoğa saymaya alışıksınız nasılsa...





