Küreselciler Tepinir.! Mazlum Milletler Ezilir ;ULUS DEVLETLERİN ÇÖKÜŞÜ.!
Aslında bu ne bir yönetim hatası nede öğrenilmiş çaresizlik içerisinde bırakılan bir milletin aymazlığıdır.! Bu yıllar öncesinden tasarlanmış bilinçli bir “küreselci rejim mühendisliği”dir
Yakın tarihimizde ve günümüzde özellikle Ülkemizin etrafını ateş çemberine çeviren civar Ülkelerdeki yaşanılan bu çöküş projesi birden gökten zembille inmemiş
Dünyayı ve Ülkeleri yaşadığı ekonomik yıkım, eğitim ve kültürde yozlaştırma , hukuksuzluk, etnik- siyasi- dini- ekonomik paravan örgütler düzeninin güçlendirilmesi ile paralel örgütlerin devlet kurumlarını çökertilmesi rastgele gelişmiş sorunlar değildir.
Bunlar, kademeli şekilde kontrol edilmek ve parçalanmak üzere kurgulanmış ve bugün sahnede uygulananan siyonist Küreselcilerin yeni dünya düzeni rejim mimarisinin parçalarıdır.
Hedefte ki devletlerin ve çoğrafyaların son 25 yıllık çeyrek asırda her alanda “yanlışlıkla” aynı yönde çöküş üretmesi ve aynı mukadderata maruz kalması ne bir tesadüf nede takdiri ilahidir.!
Aynı sonuçları doğuran, aynı çıkar merkezlerine hizmet eden ve aynı ideolojik hedef doğrultusunda ilerleyen adımlar aslında yanlış değil, ulus devletlerin bir yıkım projesi tutarlılığındadır
Bu nedenle ortada bir hata veya ihanet değil, planlı bir proje vardır.
Küreselci Projenin Stratejik Hedeflerine ulaşma yolunun kilometre taşlarını döşerken;
Bazı Küresel Projeler vardır ki , yazılmaz, paket program bazında kodlanır, pratik sonuçları sebeplerine inilmeden ancak yaşanır
Çünkü nihayi hedef sonuçlara mutlaka gebedir…
Cümle İslam aleminin mukadderatına namzet hazırlanmış küreselci projenin ilk kilometre taşı Müslümanlara reva görülen piyonluk hedefinden başka bir şey değildir.!
Aslında bu piyonluk sürecini pekiştirecek diğer paradigma , Fikirde birlik sağlamak için kavga ettikleri algısı ile aslında Müslümanların ortak harekette birlik sağlamalarının önüne geçmek diğer kilometre taşıdır…
Asırlar öncesinden, cümle islam alemine reva görülen yaşaması ve yaşamaması gereken paket proje programı ile..ölüm- öldürme- cehalet- taassubiyet, cariye- köle-
Kodları ile inançlarıyla , idealleriyle fikir ve zihniyetleriyle birlikte genetiklerinin bile evrilmesini sağlamak diğer bir kilometre taşıydı şüphesiz
Bazı entellektüel araştırmacılar; Emperyalizmin, eskiden sömürgesini oryantalizm üzerinden kurarken şimdi demokrasi, insan hakları, liberalizm temelli küreselci projeler üzerinden sömürgeye devam ediyorlar.
Çağdaşlaşma, medenileşme tartışmaları bugün demokrasi üzerinden yapılıyor, anlamında tespitlerde bulunsalarda; Aslında insanları büyüleyen bu kavramların alt yapısını veya arka planını yine batının küreselci felsefesi teşkil etmektedir.
Yaklaşık bir kaç asırdır Osmanlının terk ettiği Asya- Ortadoğu ve Doğu Avrupa coğrafyasında kan gözyaşı ve feryat hakimdir.dönemin tarihi süreçi sağlıklı bir şekilde tahlil edildiğinde Yahudi ve Hıristiyan misyonerlerin ve onların uzantısı taşeron devletlerin kurmuş oldukları satranç tahtasındaki bölge insanına ve civarındaki komşu ülke insanlarına biçmiş oldukları kodlar aslında 1.2. ve hazırlığı devam eden 3. Dünya savaşını kurgulayan küreselci kodlar ve projelerdir
Ve yaklaşık birkaç asırlık devam ede gelen bir süreç ve son yıllarda Asya- Avrasya ve Ortadoğu çoğrafyalarında Müslümanlara yaşatılarak taçlandırılmaya çalışılan bir makus talih..! Bu küreselci kodlamanın ve projelerin eseridir maalesef…
Özellikle son yüzyılda kendi halkına zulümle hükmettirdikleri statükonun timsali piyonlarını son demlerinde tuvalet kâğıdı gibi hoyratça harcayıp, kendilerinden başkalarına yaşam hakkı tanımayan sokaklarda ıspanak fiyatına pazara düşmüş demokrasi ve insan hakları safsataları ile adına dünyayı yine yeniden kendi menfaat ve çıkarları etrafında dizayn etmektedirler.
Bir taraftan Asya- Avrasya- Ortadoğu halkına bu zulmü reva gören yöneticileri firavunlaştırıp diğer taraftan kendi menfaatin adına panzehir receteyi halkın imdadına yetiştirmek zulmün ve sömürücülüğün bir diğer panzehir ayağınıda kontrol etmek küreselci projenin en önemli paradigmasıdır
Şüphesiz Dünyanın ve Bölgenin yükselen değeri İslam-ı yok etmek ve yayılmasını engellemek mümkün değilken,
Onlar için Aydınlanma felsefesinin o pozitivist, materyalist etkisiyle din vicdanlara hapsedilen bir şekle dönüştürülmesini sağlamak yine onlar için döşenmesi gereken bir diğer kilometre taşıdır .
Ve bu idealleri doğrultusunda; oryantalist felsefeleri ile Bölgeyi dizayn edebilmenin, bölge insanınını cariye ve piyon misali bir kıvama getirebilmek öncelikli ulaşılması gereken hedefti..!
Batıya ve Emperyalizme meydan okumayacak, sorun çıkartmayacak, sadece yediği ve içtiği yeri, ona biçilen kod doğrultusunda ibadetlerini yaşayabileceği yeri kutsal kabul etmekle yetinen..!
Bana değmeyen yılan bin yaşasın misali suya sabuna dokunmayan..!
Ya fikri ve inanç sapıklıkları çerçevesinde kendi dinlerinin?, ideal? Ve modern?insanını! haşa yaratmaya çalışan..!
Ya onların! ve fikri sapkınlıklarının tezahürü ideolojik saplantılarının! Ve yine İnançsızlıklarının tezahürü, dini sapkınlıklarının peşinden sürüklenen,ağıtlar yakan,kan ve göz yaşı döken..!
Yüce Allah tan ise; onları ve sapkınlıklarını daha iyi tanıyan! Allah tan ise onlardan ve hükümlerinden daha çok korkan! onları daha çok seven,sayan ve dinleyen ve haşa onları yaratıcıya ortak koşan eşrefi mahlukatları? Yetiştrebilmekti proje amaçları maalesef ki önce kılonladılar akabinde kodladılar ve başardılar..!
İslam alemini güçsüz, idealsiz ve inançsız ve etkisiz kılarak İslamı yok etmekten ise müsvetteleri aracılığı ile kontrol etmeyi ve yine ekonomik - siyasî - kültürel açıdan kendisine mahkûm ve mecbur bırakmayı bir ideal strateji olarak belirlemişlerdi ve maalesef başardılar..!
Bu Müslüman halklarla barışmak üzere; demokrasi, insan hakları, özgürük ve hürriyet ritüelleri ile küreselci proje filminin ikinci fregmanı hazırdılar.!
Bu sayede dünya siyasetine bir alternatifi olmayan, bireysel hayatta var olan ama sosyal-siyasal alanda geride duracak bir İslâm anlayışını, engaje ediyorlardı..!
İbadet özgürlüğü, inanç ve düşünce serbestliği çeşitli sembolleştirilmiş değerlerle once dramatize edilecek sonra; kendi düzenlerini bozacak tarzda düşünmeyecek, yaşamayacak ve bunu uygulamaya geçiremeyecek, siyasal, sosyal,ekonomik modeller üretilirken batı kavramları, batı perspektifi, batı paradigması üzerinden düşünecek bir sosyal yapı taşı olabilecek tarzda yeni Müslüman kilometre taşını kendi hedeflerinin yollarına piyon ve figüran olarak döşediler
Akabinde hedef çoğrafyalarında ölende- öldürende müslümanlardı lakin kazanan artık küreselcilerdi
Suriye’de, Irakta, Lübnan, Filistin, Libya ve bugün İran’da ölende-öldürende, protesto edende- edilende, yeraltı ve yer üstü maddi ve beşeri kaynakları sömürülende- sömürende Müslümandı ama filmin sonunda kazanan küreselcilerdi.
Aslında süreç öyle planlanmıştı ki öncesinde Müslümanların varlık sebebi inanç ve değerleri ciddi bir önyargı ile hakir görülmüş, küçümsenmiş, müstevlileri aracılğı ile müdahaleye maruz kalmış, akabinde oluşabilecek reaksiyonlarıda kontrol edebilme adına İdari ve siyasi meraklı bazı etnik- siyasi ve dini paravan örgütler araçılığı ile oluşabilecek siyasi iktidar dalgasını kırmayı ve kontrol etme planları dahilindeki hayati kilometre taşlarındandı ve döşemeyi başardılar
Dünyayı yakarım yeniden dizayn etme çalışmalarında aslında taraflar , piyonlar, paravanlar oyunu kurallarına ve kodlarına gore bir taraftan oynamaya çalışırken, Asya, Avrasya ve Ortadoğu bileşkesine tarihsel yakınlığı ve hakimiyeti olan Türkiye asıl hedefleri arasındaydı
Küreselciler Avrupa- Asya ve Ortadoğu eksenli malum ülkeleri dönüştürme görevini dağıtırken, aslında tek kaygısı ve onlar nezdindeki kırmızı çizgileri; İsrail’in güvenliği? Enerji kaynakları? Maddi ve manevi zenginlikler rahatça batıya akacak mı akmayacak mı hedefi ile
Velhasıl Avrupa- Ortadoğu ve Avrasyada Küreselcilerin asıl körüklemek istediği süreç Müslümanların birlik ve beraberliğini sağlayabilecek Müslüman Türk Milletinin önüne geçmektir
Bu çoğrafyalarda son çeyrek asırda özellikle ılımlı İslam ve Ilımlı Milliyetçilik furyasını, yeşil kuşak projesi ile konuşlandırmaya çalışmasın asıl gayesi budur.
Hedef Ülke Türkiye Projelerinin Önüne geçebilmek için ; Avrupa- Asya ve Ortadoğu’da koparılacak fırtınanın en fazla tesiri altında kalacak olan Türk Devletinin ve Milletinin ; Din Kardeşleri arasına sokulmak istenen fitne, kin ve öfke tohumlarına alet olmayıp, sürecin bu şekliyle bu günlere gelmesinde figüratif payı olan İnsanlara, yöneticilere ,inanç ve ideal kanaat önderlerine, kim olur ise olsun babamızın oğlu da olsa bizi hem dünyevi hemde uhrevi vebal ve sorumluluktan kurtuluşumuza vesile olacak omurgalı tavrımızı ve duruşumuzu sergilemeliyiz
Siyonist Küreselcilerin oyuncağı inançları ve idealler kodlanmış insanlardan ziyade gerçek müslümanların kendi içinde birlik ve beraberliğini sağlayacak duruş ve tavırlar desteklenmeli,
Müslümanların kin öfke ve nifak tohumarı ile parçalanmasının önüne geçilmelidir..!
Hiçbir irade Millet iradesinin üstünde ve önceliğinde olamayacağını
Millet iradesinin hiçe sayılamayacağını
Millet iradesinden geçiremediğimiz hiç bir politika ve stratejinin altına imza atılmaması gerektiğini asla unutmamalıyız
Millete izahta güçlük çektiğimiz politikaları, yanlışı savunmak adına doğruyu feda etme stratejilerini bir kez daha gözden geçirip
Millet iradesinin onayını almadan millet adına karar verilmemelidir
Velhasıl; Bir Milletin vicdan kaleleri Camiye, Okula, Adalete ve Milletin midesine- vicdanına giden yolları Küreselcilerin kilometre taşlarıyla örmelerine asla müsade edilmemelidir
Siz siz olun kulaklarınıza hoş gelen küreselci piyonların çığlıklarından ziyade, aslında kulakları ve vicdanları sağır eden Milletin sessiz çığlığına kulak verin …
Nitekim Küreselciler Tepinir.! Mazlum Milletler Ezilir vesselam
Ülkesi ve Milleti ile Türk Milleti Dize çökerse Cümle İslam Alemi Diz Çöker Allah muhafaza.!
Vesselam saygı dua
Ahmet Gökhan YAZICI





