Hollanda'da bir Türkiye kökenli kadın siyasette en üst düzeyde yetki aldı.
Diyebilirsiniz ki ,ne var bunda?
Ama bu durum bizim ülkemizde büyük gündem yarattı.
Sebebi?
Sebebi kadının "kürt "kökenli olarak gündeme gelmesi.
Yani içimizde kendini "zenci" kabul eden hain güruh "bak elin gavuru Kürde nasıl yetki veriyor,bizde ise Kürtler zulüm görüyor "diyorlar .
Yine büyük bir 5. Kol çalışması.
Birkere sözü edilen bayanın "kürt " olduğu da meçhul ama babasından kaynaklanan bir ihanet sorunu yüzünden oraya irtica ettigi kesin.
Peki niye "kürt " üzerinden plan devam ediyor .
Çünkü maya böyle tutmuş ve mayasızlar bu düzene ayak uydurmuş.
Yani ülkenin bölücülük sendromuna Ķürtler ana unsur olarak yerleştirilmişler.
Hal böyle olunca bölücü Kürtler nereye giderse o ülkenin vatandaşı hemen olmuşlar ve vatandaş olmayı üstünlük sayarak mücadelelerine devam etmişler.
Hatta ve hatta o ülkenin yerlisinden daha yerli olmuşlar.
İşte sözü edilen Dilan Yeşilgöz de "I am Dutch" der, yani Flemenk'im demeyi değil Türk Kürt kimliğinden de üstün tutan biri.
Yani batı bu insanlara tıpkı sömürge ettiği Afrika toplumları gibi "Ernest milliyetçiliği " ni çok kolay yerleştirilmiştir.
İşin garip yanı ülkemizde hak ihlali iddia eden ve silaha sarılan bu tipler gittikleri yerlerde sosyal hayata batılılar dan daha batılı katılırlar.
Batıda entel ,Türkiye'de dantel teröristlerdir bunlar .
Batıda oralı Türkiye 'de anayasal bağla Türk olmayı nefret kimliği olarak algılarlar.
Oysa ülkemizi bölmek için 50 bin kişinin canına kıymalarına rağmen vekil oldular ,bakan oldular.
Ki mesele Kürt kimliğiyse, o kimlikle Cumhurbaşkanı, bakan, milletvekili oldular yine de eşit yurttaşlık martavalı ile kitleleri manipüle edebiliyorlar.
Kanunen yasak olmasına rağmen bölücü partimiz dahi var.
Evet bu bayan terör örgütü pkk'nın elebaşlarından olan ve 1984'de hollanda'ya kaçan terörist Yücel Yeşilgöz'ün kızı.
Babası Yücel Yeşilgöz 1984'de hollanda'ya sığındıktan 1 sene sonra hollanda devletinin üst isimlerinin referanslarıyla utrecht üniversitesine yerleşiyor
İşin ilginç yanı Türk düşmanı bu kafa "çağdaş türk edebiyatı" öğretim görevlisi oluyor ve türk mitolojisinde büyük yeri olan bozkurt terimini yaptığı yanlı çalışmalarla istihbarat servislerine bozkurtu sembol kabul edenlerin 'mafya jargonu' olarak kabul ettirmiştir.
Ve bu sömürge köleleri batıya öyle bir anlayış yerleştirmişlerdir ki, eğer biri Türk öldürüyorsa Türkiye’ye düşmanlık ediyorsa o iyidir.
İşin acı tarafı bu tipler; özgürlükçü, çiçek, böcek sever hümanist insanlar olarak kabul görürler.
Vampirlerin hümanist olduğu çağdayız.
Medeni avrupa tüm bunları cehaletinden mi yapıyor?
Asla , zira aynı kandan besleniyorlar.
Selçuk Düzgün